Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (“Kanun”) sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkilerine uygulanan faiz oranının paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi edecek nitelikte olmaması nedeniyle Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetmiş ve Kanun’un 1. maddesini iptal etmiştir.

Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi, deprem nedeniyle yıkılan bir taşınmazdan doğan zararların tazmini istemiyle açılan davada, uyuşmazlığa uygulanacak Kanun’un 1. Maddesinde düzenlenen kanuni faiz oranını belirleyen kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla AYM’ye başvurmuştur.

İtiraz konusu düzenleme, AYM tarafından Anayasa madde 35’te düzenlenen mülkiyet hakkı ile madde 40’ta düzenlenen etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmiştir.

Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuni faiz ödenmesi gereken durumlarda bu ödemenin yıllık yüzde on iki oranında yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Cumhurbaşkanına tanınan faiz artırma yetkisinin en fazla bir kat olduğu hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, kuralda belirlenen kanuni faiz oranı Cumhurbaşkanı tarafından en fazla yıllık yüzde yirmi dört seviyesine çıkarılabilecektir.

Bu bağlamda AYM; para alacağının enflasyon etkisiyle yitirilen değerinin belli ölçüde de olsa karşılanmasını sağlayacak güvencelerin kanunda bulunması gerektiğini, mevcut durumda Cumhurbaşkanına faiz oranını artırma yetkisi tanınmış olsa dahi bunun yeterli olmadığını, zira alacağın enflasyon karşısında önemli ölçüde aşınmasını telafi edecek ve değer kaybına uğramadan ödenmesini sağlayacak mekanizmaların öngörülmediğini belirterek ilgili maddenin Anayasa’nın 35 ve 40. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

Bu bakımdan, AYM ilgili maddenin Anayasa’ya aykırılığı hususunu, sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileriyle sınırlı olmak üzere incelemiş ve ilgili maddeyi sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden Anayasa’ya aykırı bularak bu yönden iptaline karar vermiştir.

AYM, söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi olan 1 Aralık 2025 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

AYM kararının tam metnine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.