|
Anayasa Mahkemesi, alacakların enflasyon karşısında uğradığı değer kaybının tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin yaptığı değerlendirmede; alacakların enflasyon karşısında değer kaybına uğramasının önlenmesini sağlayacak etkili bir hukuk yolunun bulunmadığına hükmederek pilot karar usulünü devreye soktu. Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 8 Temmuz 2025 tarihinde, 2024/41763 numaralı kararında (“Karar”) Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Karar’a konu başvuru, iki özel hukuk kişisi arasında borç ilişkisinden doğan alacağın, uzun süren yargılama ve icra süreci nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybına uğradığı iddiasına ilişkindir. Başvurucu, alacağının geç tahsil edilmesi nedeniyle uğradığı zararın, munzam zarar (aşkın zarar) niteliğinde olduğunu ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 122. maddesi uyarınca dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, başvurucunun temerrüt faizi dışında ayrıca munzam zararın tazminini talep etmesini hukuken mümkün görmemiş ve davayı reddetmiştir. Kanun yolu mercileri de bu değerlendirmeyi benimseyerek, enflasyon kaynaklı değer kaybının somut ve ispatlanabilir bir zarara dönüşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir. AYM, TBK’nın 122. maddesinin, borçlunun temerrüde düşmesi durumunda alacaklının uğradığı ek zararın tazmini için teorik bir yol öngördüğünü, ancak uygulamada enflasyonun yarattığı değer kaybının bu yolla giderilmesinin mümkün olmadığını tespit etmiştir. Nitekim Karar’da seksenli yıllardan bu yana ilgili içtihat incelendiğinde, munzam zarar davalarının enflasyon etkisinden kaynaklanan değer kaybını telafi etmede yetersiz kaldığı, somut ve doğrudan ispat gerekliliği nedeniyle alacaklıların bu yolla tatmin edilmediğini belirtilmiştir. Bu nedenle, mevzuatın alacaklının fiilen uğradığı değer kaybını önleyici veya giderici bir güvence sunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Sonuç olarak AYM, alacakların enflasyon karşısında değer kaybına uğramasına karşı mevcut hukuk yollarının (özellikle munzam zarar davasının) etkili bir giderim sağlamadığına, bunun benzer nitelikteki başvuruların artmasına neden olduğuna ve yapısal bir sorun haline geldiğine, bu nedenle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve 40. maddede düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Benzer nitelikteki bireysel başvuruların önlenmesi amacıyla kararın bir örneğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bildirilmesine, ayrıca kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren altı ay süreyle aynı mahiyetteki başvuruların incelenmesinin ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi böylelikle, İngiliz ve Galler Hukuku’nda da önemli bir yer edinen “Declaration of Incompatibility” kurumuna benzerlik gösteren, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 75. maddesiyle düzenlenen “pilot karar” usulünü uygulamıştır. Kararın tam metnine bu bağlantıdan erişebilirsiniz. |



